HABER
VİZYON / MİSYON
Yapı Fiziği ve Yalıtım Ltd.Şti. olarak Gelişen ve Değişen dünya dinamiklerini göz önünde bulundurup, teknik alt yapımızı geliştirmek suretiyle, verilen hizmetlerin yanı sıra mamul ve tatbik kalitesini devamlı arttırmak kaydıyla, müşteri memnuniyetini sağlamak Misyonunu yüklenmiş bulunmaktayız.
Yapı Fiziği ve Yalıtım Ltd.Şti. Firmamız Bu misyon bilinci ile birlikte geliştirdiğimiz Vizyonumuzu; İnsana, kültürel değerlere, çevreye değer katan ve doğayı koruyan güçlü bir şirket olarak; aklın ve bilimin ışığında yenilikçi ve kaliteli işler üreterek kalıcı eserler bırakmayı amaçlayan, bu sayede sektörde ilk tercih edilen lider bir marka olmaktadır.
BELGE
Uygulama teknikleri ile ilgili makaleyi okumak için aşağıdaki dokümanın üzerine tıklayarak PDF formatında görüntüleyebilirsiniz.
UYGULAMA TEKNİKLERİ (makale)
Çok katlı binalarda dıştan ısı yalıtımı uygulamalarında dikkat edilmesi gereken noktalar ve bazı pratik öneriler
Yüksek katlı binalarda cephenin dikine uzunluğu ve buna bağlı olarak yatay mesafelerin fazlalığı, az katlı binalara göre uygulama ve çözümleri daha özel kılmaktadır. Bu özelliklerden bazılarını sıralarsak:
1- Çalışma iskelesi tertibi, çalışmaların güvenliği ve çevre emniyeti.
2- Rüzgar yüklerine karşı alınacak tedbirler.
3- Cephe kaçıklıklarında pratik tedbirler.
4- Detay malzemelerinin seçimi ve finishing.
1-Çalışma iskelesi güvenliği
Mantolama ısı yalıtımında çalışma iskelesi kurulumu, fiksasyonu (sabitlemesi) ve seçiminde şu hususlara dikkat edilmesi uygun olur:
a) Mantolama ısı yalıtımının "sallama iskele" tabir edilen sepet iskelelerle yapılması kesinlikle uygun değildir. Bu tip iskelede imalatın parça parça yapılabilmesi, bilhassa gerek ip, gerek mastar kullanımını imkansız kılmakta, yalıtım levhası döşenmesinde uygunsuzluklara neden olmaktadır.
b) Kurulacak olan sabit iskele mümkünse binayı "L" olarak kaplamalıdır. Bu sayede en az üç köşeye hakim olunur ve ip çekimlerinde binanın sadece bir köşesi kontrol dışı kalır. Ki bu köşe sonradan kolaylıkla diğer taraflara uydurulabilir.
c) İskele kurulacak zemin tesviye edilmeli, mümkünse ayaklar takozlarla teraziye alınmalıdır. İskele sabitlemesi yaparken, mantolama bitişlerinde görsel bozukluk yaratacak takoz, tel gibi sabitleme malzemesi kullanılmamalıdır. Sabitleme için yeni binalarda iskeleye ve binadaki dikmeye kelepçelerle bağlı çelik elemanlar; oturulan binalarda ise çelik dübel ve rot demiri kullanılmalıdır. Sabitleme rot ve dübelleri iskelenin yükünü karşılayacak kolon, kiriş, tabliye gibi beton noktalara çakılmalıdır. Ancak bu dübellerin çakım yerlerini büyük pano duvarlarda gözün rahat göremeyeceği ölü noktalara getirilmesinde fayda vardır. Çünkü dübellerin son kaplamadan sonra kapatılmasında hafif de olsa bir renk veya doku farkı oluşmaktadır. Bu sebeple bu farkları gözün algılamada zorlanacağı noktaları seçmek uygun olacaktır. (Kolon yivleri, söve dipleri, denizlik dibi, vs.)
d) Çalışma platformları, iskelenin her çalışma seviyesinde tamamen kalas ile döşenmelidir. Bu kalaslar en az iki adet paralel olmalıdır. Böylece ustalar ip boyunca kesintisiz çalışma imkanına sahip olurlar. Bu çalışma platformları mümkünse çelik ve perfore olmalıdır. Yağışlı veya nemli havalarda kaymayı engellemelidir. Ayrıca kalasların yanına takılacak bir tekmelik, el aletlerinin ve malzemelerin aşağıya düşmesini engeller. Alternatif olarak iskelenin branda ile kaplanması hem çalışanların hem çevrenin emniyetini sağlayacaktır.
e) İskelenin çelik olması, elektrikli el aletlerinin riskini çoğaltmaktadır. İskeleye her katta branşman veren topraklı etanş bir şebeke tesis edilmeli ve elektrikli aletler en kısa noktadan enerjiye kavuşturulmalıdır. Yukarı katlara malzeme çeken vinç ve makara ekipmanı iskelenin hangi noktasına monte ediliyorsa, iskeledeki o aks sabitlenmeli, sıkılaştırılmalı, veya takviye bir aks ilave edilmelidir. Bu noktanın etrafı emniyet şeridi ile çevrilmelidir.
f) İçinde oturulan çok katlı bir binada uygulama yapılıyorsa oturanlar uyarılmalı ve sürekli aktif olan küçük çocukların işçilere özenip pencere veya balkonlardan iskeleye çıkmalarının olası bir durum olduğu gözden kaçırılmamalıdır. Gerekirse dışa açılan pencere ve kapılarını sabitlemeleri istenmelidir. Bu ayrıca emniyet açısından da uygun çözüm olacaktır. Ayrıca iskele oturulan binalarda ana giriş ve çıkışlar üzerine kuruluysa, bu kısımlara tünel şeklinde geçici bir malzemeden (kontraplak, OSB) markiz yapılması bir çok sıkıntılı durumu ortadan kaldırır.
g) Yüksekliği 30m olan bir binanın sıva ve boya uygulaması esnasında en üst kattan düşebilecek boya ve harç malzemelerinin nereye kadar gideceği bilinemeyeceğinden çevredeki arabalarda lekeler yapmaktadır. Branda ile çalışılmalı; mümkün değilse en geniş emniyet şeridi uygulanmalıdır.
2- Rüzgar etkileri
Çok katlı binalarda en büyük sorunlardan biri tekrarlı rüzgar yükleridir. Binanın konumu, konstrüktif özellikleri, coğrafi ve mevsimsel özelliklerine göre en çok yükselen noktalarda bu yükün etkilerini tahmin etmek zordur. Bu sebeple hem çalışma esnasında, hem de uygulamanın uzun ömürlü olması için rüzgar yükleri ile ilgili tedbirleri almakta fayda vardır.
Bu tedbirlerden bir tanesi, cepheyi yatay dilatasyonlar ile bölmektir. Bu dilatasyon işlerinin rüzgar yüklerinde sağladığı faydalarla birlikte, çok katlı binalarda cephe kaçıklıklarının ipe alınmasında göreceli olarak faydası vardır. Her dilatasyon noktasını dikine çıkışta bir kırılma noktası kabul ederek, cepheyi, her bölünme içinde bağımsız olarak şaküle alabiliriz.
Uygulama esnasında çıkacak rüzgarların çalışanları tehlikeye düşüreceği açıktır. Bilhassa brandalı bir iskelede sabitleme sayısı en az %40 arttırılmalıdır.
Saçak, harpuşta, denizlik gibi bitişik noktalar mutlaka sabitleme elemanları ile bitirilmeli; rüzgarın tekrarlı ve inatçı etkisinin, mantolamanın o noktasını bir süreçte yorup açabileceği unutulmamalıdır.
3- Cephe Kaçıklıkları
Ne yazık ki ülkemizde bina cephelerinin kaçık olması veya bir binanın şakülünde ve köşelerinin gönyeli olmaması normal kabul edilen bir durumdur. Ancak mantolamayı gerekli kurallarıyla yapmadığımızda ortaya bir çok komplikasyon çıkmaktadır. Şöyle ki:
Prizmatik ve 90/270 derecelik köşelerle inşa edilen bir binayı poligon kabul edersek ve mantolamanın gerektirdiği şekilde köşeleri dik binmeli yaparsak, açıklar ve şakül uygun ise, poligonun kapanmasında hiç bir sorun yaşanmayacaktır. Ancak kullandığımız 'board'ları birer vektör kabul edersek (XPS-X = 1.20mt y=0.60 EPS X=100 y=0.50m) prizmatik binamızın xyz koordinat sistemine bu vektörler yerleştirildiğinde aşağı yukarı 0.001 cephe kaçıklığı alan bir binanın 30mt'lik en üst katında köşede oluşacak yapıştırıcı kalınlığı 4.25cm'dir. Bu kaçıklık 0.002mm/m2 olursa, yani 30m'lik binada 6cm en üst köşede yapıştırıcı kalınlığı 8.50cm'dir. 30m yüksekte ve arkasında bu kadar yapıştırıcı olan yalıtım plakasını dübellemek ve orada tutmak mümkün değildir.
Uygulamada bu tip binalarda önerdiğimiz, yukarıda bahsettiğimiz gibi cephenin bölünerek, hata miktarının her bölünmede kendi içinde halledilmesidir. Yataydaki ip kaçıklıkları çok fazla ise ve arkadaki yapıştırıcı kalınlığı 10-12mm'yi geçiyorsa tavsiyemiz, farklı kalınlıklarda yalıtım plakaları kullanarak uygulamanın yürütülmesidir. Bu durumda dübel boyları ve ilave levha için yapıştırıcı özelliklerinin üretici firmalarla beraber saptanmasıdır.
Bina kaçıklıklarının giderilmesinde en önemli konulardan biri de röleve alımıdır. L Tipi iskele kurulmasının önemi burada görülecektir.
L tipi iskele ile birbirine dik iki ana cephenin ipleri yatay ve düşey çekilerek cephe kaçıklıkları önceden tespit edilmelidir. Akşam üstü saatlerinde ratatörlü bir lazer tarayıcı da kullanılabilir. Alınan röleve ile uygulanacak tedbirlerin önceden masada planlanması tavsiye edilir. İmalat bir cephede başladıktan sonra bazı tedbirlerin alınması için çok geç kalınabilir.
4- Detay malzeme seçimi ve finishing
Yüksek katlı binalardaki bir kısım özelliklerden yukarıda bahsettik. Bu özelliklerden dolayı, seçilen malzemede bazı nitelikler aranmalıdır. Bunlardan en önemli birkaç tanesi şunlardır:
a) Yapıştırıcı, sıva ve levha tipleri, E.N. normları ve referanslarındaki değerleri sağlamalıdır.
b) detay malzeme olan köşe profilleri takviye edilmiş, sıkıştırılmış polistrol profil olası genleşmeler ve yüklerin karşılanması açısından uygun olacaktır.
c) yatay dilatasyonlar fonksiyonuna uygun üretilmiş ve sisteme su almasını engelleyici detaylara sahip olmalıdır.
d) düşey dilatasyon derzleri (varsa) tekniğine uygun, bu iş için üretilmiş EPDM genleşme elemanlı olmalıdır.
e) Açıklıkların kenarları E.N. normlarına uygunlukta file takviyeli olmalıdır.
f) Pencere, kapı, dilatasyon, denizlik, harpuşta ve benzeri tüm bitiş noktaları sisteme su ve hava etkisini kaldıran, mastik, suya hassas profil veya kendinden yapışan bitiş profilleri ile donatılmalıdır. Bütün file bitiş noktaları sabitlenmelidir.
g) Sıva ve dekoratif kaplama, cephelerin büyüklükleri göz önüne alınarak yeterli sayıda ekiple, kesintisiz bir işlemle, bölünme noktasına kadar yapılmalıdır. Böylece bilhassa dekoratif kaplamada ek yerlerinde rahatsız edici görüntüler bertaraf edilir.
h) İskele sökümünden önce tüm cephe gözden geçirilmeli; mastik, detay checklist'i yapılmalı; temizlik yaptırılmalı; yağmur inişlerinin ve diğer açık rajların rijitliği ve geçirimsizliği test edilmelidir. Varsa gizli ve açık derelerin mantolama ile ilişkisi ve hataları kontrol edilmelidir.
i) İskele sökümünden sonra sabitleme dübelleri P.Ü. köpük ile yalıtılmalı, üstleri sıvanmalı, bu sıva gerekirse sıcak hava tabancası ile kurutulmalı ve sonra boya rötuşu yapılmalıdır.
Tüm meslekdaşlarımıza kazasız ve kazançlı uygulamalar dilerim.
İ. CELAL HAMARAT / İNŞAAT MÜHENDİSİ